|
Hz
Hatice'nin evi yıkıldı, Hz Ebu Bekir'in evi Hilton
Oteli'nin müştemilatında kaldı. İslam kültür
mirası yok edilirken kimsede ses yok. Mekke'ye
veda zamanı mı?
Mekke ve Medine'de kutsal
ibadetlerimizin çevresi gökdelenlerle dolmaktadır
. Korkunç boyutta ilerleyen inşaat çalışmaları
kutsal diye nitelendireceğimiz yerleri yavaş yavaş
tarihe gömmeye başladı.
Kabe'de ulaştığımız manevi
doyum, dışarı çıktığımızda yerini "hayal
kırıklığına" bırakıyor. Haremin etrafında yükselen
çok katlı binalar ve yapımı süren inşaatlar,
Kabe'yi adeta kuşatmış durumda
Suudi
Arabistan'ın katı Vahabi gelenekleri yüzünden
Mekke'deki tarihi yapıların yerle bir edildiğini,
son 20 yılda Mekke'deki 1000 yılı aşkın tarihi
olan binaların yüzde 95'inin yıkıldığını herkes
tarafından bilinir durumda. Şu anda küçük bir
alana sıkışmış durumda bulunan eski Mekke ve
Medine mahalleleri yok edilecekleri günü bekliyor,
adeta..
Kentte, tarihi 1400 yıl
öncesine dayanan yalnızca 20 kadar binanın
kaldığı, bunların da çok yakında imha olma
tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğu
belirtildi."Tarihi Mekke, İslam'ın kaynağı, dini
bağnazların görülmemiş saldırısı sonucu toprağa
gömülüyor" diyebileceğiniz yıkımlar, bu yıkımın
kaynağının katı Vahabi inançlarına dayandığı
biliniyor.

Taliban yönetimi,
altı yıl önce İslam öncesi heykelleri yıkmaya
başladığında dünya ayağa kalktı. Kabil, Celalabad,
Herat, Kandahar, Gazni ve Bamiyan'daki heykeller,
tanklardan atılan top ateşiyle yıkılmış,
Bamyan'daki 53 metrelik Buda heykelleri
patlatılarak yok edilmişti. BM ve UNESCO başta
olmak üzere uluslararası toplum "insanlığın ortak
mirası" olarak görülen heykellerin yıkılmasını
kınamış, Batı bunu Taliban'a yönelik Afganistan
saldırısının imaj operasyonu için kullanmıştı.
Osmanlı İmparatorluğu
döneminde Mekke'de yapılan 350 yıllık Ecyad
Kalesi, Türkiye'nin tepkisine ve UNESCO'nun
uyarılarına rağmen Suudi Arabistan yönetimi
tarafından 2001'de yıkıldı. Yerine binlerce odası
olan dev oteller ve alışveriş merkezi yapıldı.
Türkiye'nin bütün uyarılarına, ricasına rağmen
tarihi kalenin yıkımı önlenemedi. Kültür
Bakanlığı, UNESCO nezdinde Suudi yönetimini
kınadı. ABD'nin Irak işgali sırasında müzeler
yağmalandı, kütüphaneler yakıldı. Korkunç bir
kültürel yıkım yaşandı. Amerikan ordusu iki yıl
önce ünlü Babil kalıntılarının bir kısmını yıkarak
helikopter pisti yaptı.
Bin
dört yüz yıl öncesinden günümüze kalabilen mirasın
yıkılması, ortadan kaldırılması ve yerlerine
oteller, lüks apartmanlar, alışveriş merkezleri
yapılması vicdanları sızlatmıyor mu? İslam'ın
kutsal beldesi Mekke'nin Dubai'ye dönüştürülmesi,
tarihi mekanların yıkılıp yerlerine gökdelenlerin
kurulması, Hz. Peygamber'in yakınlarına ait
evlerin ve camilerin yok edilmesi nasıl bir
zihniyet?
İngiliz basınının iddiaları!
The Independent gazetesi
Daniel Howden imzalı bir yazı yayınladı. Kabe'nin
birkaç metre kenarında yükselen gökdelenlerin
çarpıklığına, günümüze kadar ulaşabilen İslam
kültür mirasının gökdelenler içi nasıl yok
edildiğine, bidatlerle mücadele kılıfı altında
hüküm süren petrodolar zihniyetinin, bir buçuk
milyar Müslüman'ın inançlarını nasıl rencide
ettiğine, her yıl milyonlarca insanın ziyaret
ettiği insanlığın en büyük hacc mekanının nasıl
adım adım yok ettiğine dair rahatsız edici
bilgiler içeriyor. Hal böyle iken İslam
dünyasından hiçbir itirazın gelmemesi ibret
verici. Para ve güç, kültür, değer ve inançlara
üstün mü geliyor?
Suudi yönetimi, Mekke ve
Medine'nin "korunması" için yılda 19 milyar dolar
harcıyormuş. Peygamber'in evi, bin dört yüz yıl
önceden kalma mekanlar yıkılırken bu 19 milyar ne
için kullanılıyor? Sakın Kâbe'nin çevresini
gökdelenlerle kuşatmak için olmasın!
Islamic Heritage
Faundation'ın başında bulunan İrfan Ahmet Alavi
bakın ne diyor:
"Hz
Muhammed'in annesi Amina'nın mezarı 1998'de
bulundu. Buldozerlerle yıkıldı ve içine benzin
döküldü. İslam dünyasında binlerce kişiye dilekçe
göndermemize rağmen kimse bu yıkımı durdurmak için
harekete geçmedi." Bugün Mekke'de 1400 yıl önceden
kalma 20'den az yapı kaldı. Bu kayıp tarihten
örneklere bakalım:
Peygamber'in ilk eşi Hz
Hatice'nin evi: Yıkıldı ve yerine abdesthane
yapıldı.
Peygamber'in en yakın dostu
Hz Ebu Bekir'in evi: Şimdi Hilton Oteli'nin
kompleksi içinde. 1200 yıllık Ebu Kubeys Camii'nin
yerinde Kraliyet Sarayı var.
Daha da korkuncu var:
80
yıllık Suudi Krallığı'nın yıkımları Hz Muhammed'in
doğduğu evi tehdit etmeye kadar vardı. Suudi
yönetimi, şimdi bölgeyi yenileme çalışmaları
yapıyor. Nasıl mı? Araba parkı yaparak!
Hayatını hicaz bölgesindeki
kalıntıları kurtarmaya adayan Sami Angavi'ye kulak
verin: "Mekke'ye veda zamanı yaklaştı. Bugün Mekke
ve Medine'nin son günlerine şahit oluyoruz."
Kâbe'yi kuşatan gökdelenlere
şimdi bir yenisi ekleniyor: Zam Zam Tower! Yani
Zemzem Kulesi. İstanbul'da yapılacak Dubai Towers
gibi. Güç, azamet ve zenginliğin göstergesinin
gökdelenler olduğunu sanan zihniyet için büyük bir
zafer!
Onlara göre ilk ayetin
indiği Hira Dağı'ndaki mağara da yıkılmalı. Çünkü
"Peygamber bize bu dağa çıkmaya, orada ibadet
etmeye, kayalara dokunmaya izin vermedi."
Peygamber'in eşinin mezar kalıntıları 1950'de yok
edildi. Suudi polisi gece gündüz nöbet tutarak
insanların mezarın yerine çiçek bırakmasını, saygı
göstermesini engelledi.
İçinde Hz Paygamber'in
torunlarından El Ureyd'in mezarının bulunduğu cami
dinamitlendi. Yıkıntının etrafında toplanan Suudi
polisi kutlama yaptı
 |